Online : 1
Bugün : 400
Toplam : 242535
© 2009
Yayınlarımız\Sağlık ve Toplum Dergisi\2007\Sayı 1
ADANA DOĞANKENT SAĞLIK EĞİTİM ARAŞTIRMA BÖLGESİNDEKİ OKULLARDA ÇEVRE SAĞLIĞI DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
23.01.2010 - 13:40

 

Hürsan Zorba *, Zeynel Sütoluk**, Muhsin Akbaba ***, Hakan Demirhindi ****, Nureddin Özdener*.
 
*Arş. Gör. Dr. Çukurova Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
**Uz. Dr. Çukurova Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
***Prof. Dr. Çukurova Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
****Yrd. Doç. Dr. Çukurova Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
 
ÖZET
Tanımlayıcı tipteki bu çalışmanın amacı, Doğankent Sağlık Eğitim ve Araştırma Bölgesindeki okullarda çevre sağlığı hizmetleri ve fiziki durumların Türk Standartları Enstitüsü kriterleri ile karşılaştırılmasıdır.
Bu çalışmadaki okulların tümünde kız ve erkek tuvalet sayıları ile pisuvar sayıları Türk Standartları Enstitüsü kriterlerine göre olması gerekenden daha düşüktü. Bu çalışmadaki okulların altısında (%42,9) tuvaletlerde sabun yoktu. Öğrenci tuvalet kabinlerinde; çöp kutuları ve koku gidericiler yoktu. Okulların yedisinde (%50,0) çevrede çöp ve gübrelik mevcuttu. Yalnızca beş okulda (%35,7) bahçe içinde çevre sağlığı önlemleri yeterliydi. Okulların yedisinde (%50,0) kantin yoktu, dördünde (%28,6) satılan yiyecekler sağlık koşullarına uygun değildi. Yaralanmalara ve hastalanmalara karşı önlem olarak ilk yardım dolabı tüm okullarda vardı. Ancak bunların beşinde (%35.7) malzemeler yetersizdi.
Bu çalışmadaki okullarda çevre sağlığı hizmetleri TSE standartlarına göre yetersiz bulundu. Bu durum bölgede nüfus artış hızının yüksek olmasına bağlandı. Temizlik malzemelerinin eksikliği ise okul idaresinin konuya gereken önemi vermemelerine bağlandı. Çevre sağlığı ile ilgili eksiklikler okul idarelerine bildirildi ve öğrencilere çevre sağlığı konusunda bilgi verildi.
Anahtar Kelimeler: Okul, Çevre Sağlığı, Türk Standartları Enstitüsü.
ABSTRACT
This descriptive study aimed to compare the environmental health services and the physical conditions at the primary schools located at Doğankent Health-Education-Research Area, with the criteria reported by the Turkish Standards Institute (TSI).
. The quantity of lavatories for boys or girls and of urinals was lower than the standard set by the TSI at all schools enrolled in the study. Soap was not observed at the lavatories in six (42.9%) of the schools, with no garbage boxes and no deodorants in any of the toilette cabins for students. Garbage dumps or dunghills were observed in nearby of seven (50.0%) schools. Environmental health measures were found to be adequate at the yards of only five (35.7%) schools. Food canteens were found to be absent at seven (50.0%) of the schools and sold foods to be inappropriate for health at four (28.6%). First-aid boxes were found to be present in all of the schools for traumatic or disease conditions, but with insufficient supplies in five (35.7%).
            It can be concluded that environmental health services were insufficient according to TSI at schools examined in the study. This can be explained by the high population increase rates in the locality. Insufficiency of the cleaning supplies can be attributed to the underestimation of the subject by the school managements. The defects for the environmental health were reported to school managements and the students were informed for environmental health issues.
Key words: School, Environmental health, Turkish Standards Institute.
 
 Giriş ve Amaç:
Okul sağlığı, öğrencilerin, öğretmenlerin ve okul personelinin, ruhsal, bedensel ve sosyal açıdan tam iyilik halinde olmalarını hedefler, sağlığın korunması ve geliştirilmesine yönelik tüm uygulamaları kapsar (1).Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi 21. yüzyılda Herkes İçin Sağlık hedeflerinden biri de “Gençlerin 2020 yılına kadar sağlıklı olmalarını ve toplum içindeki rollerini sağlıklı biçimde yerine getirebilmelerini sağlamaktır.” der. Bu hedef önemli bir çevre oluşturan okul sağlığı üzerinde yoğun bir şekilde eğilmemiz gerektiğine işaret eder(2). Çocuk ve gençler okul çevresinde uzun süre bir arada ve kapalı ortamlarda bulunmaktadır. Bu ortamlarda bulaşıcı hastalıkların yayılması daha kolay olmaktadır. Bu nedenle okul çevresi, özel bir çevre olarak ele alınmak zorundadır(3).
Okul sağlığı hizmetleri birey, aile, toplum ve sağlık profesyonellerinin işbirliğini gerektiren halk sağlığı hizmetleridir(4).
Okul sağlığı hizmetleri Türkiye’de ilk olarak 1930 yılında Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile devlet yükümlülüğüne verilmiştir. Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi ile (1961) bu görev Sağlık Ocaklarının sorumluluğuna verilmiştir. Günümüzde ise okul sağlığı ile ilgili uygulamalardan iki bakanlık sorumludur. Milli Eğitim Bakanlığı hem görevi üstlenmiştir hem de koordinatörlük yapma durumundadır. Sağlık Bakanlığı da okul sağlığı hizmetlerini vermek için değişik yasalar ve yönetmeliklerle görevlendirilmiş bulunmaktadır(5-7).
Okul çevresi daha yapım aşamasında iken özen gösterilmesi gereken konular arasındadır. Genellikle projelerde belirlenen ve uyulan bazı standartlar bulunmaktadır. Bu standartlara göre okul tuvaletleri kolay temizlenebilen madde ile döşenmiş olmalı ve tuvaletlerde su bağlantısı olmalıdır. Musluklar öğrencinin kolayca yararlanabileceği yükseklikte olmalıdır. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Okul Çevre Sağlığı Standartları’na göre tuvaletler her katta, kız ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı düzenlenmeli; her 20 kız ve her 25 erkek öğrenci için bir kabin ve her 15 erkek öğrenci için bir pisuvar, her dört kız ve her iki erkek tuvalet kabini için bir lavabo bulunmalıdır. Tuvaletlerde su devamlı akar durumda olmalı sabun, çöp kutusu ve tuvalet kâğıdı bulunmalıdır(8).
Çocukların hijyenik olmayan tuvaletleri kullanmamaları, defekasyon işlemini ertelemesi veya geciktirmesi konstipasyona neden olabilmektedir. Nitekim okul çağı çocuklarında yapılan bir çalışmada gastroenteroloji polikliniğine başvuruların %25’den fazlasının konstipasyona bağlı olması da bunu doğrulamaktadır (9). Bunun haricinde temiz ve bakımlı olmayan tuvaletlerin de çocuklarda enfeksiyonlara neden olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle okul tuvaletlerinin sayıca yeterli olmalarının dışında temiz ve bakımlı olmaları da gereklidir.
Okul bahçesi çamuru engelleyecek özellikte malzeme ile döşenmiş olmalıdır. İdeali çim bahçelerdir. Çocukların düşmesine neden olacak gereksiz basamaklar ve engebeler, havuzlar, çimento barikatlar bulunmamalıdır. Okul bahçesi park yeri olarak kullanılmamalı ve ağaçlandırılması gereklidir. Ancak ağaçlar sınıfların aydınlatılmasını engellememelidir (3). Okulda bahçe, tuvalet, yemekhane ve lavaboların temizliğinden sorumlu eleman bulunmalıdır. Öğretmenler ve idareciler bu gibi yerlerin denetiminden doğrudan sorumlu olmalı ve öğrencilerle bu konuda işbirliğini sağlamalıdır (3).
Çocuk ve gençlerin bir arada bulunduğu okul çevresi, sağlıklı eğitim yapılabilmesi, sağlığın korunabilmesi ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi için kişisel hijyenin sağlanması gereken alanlardandır. Bunun için de okullarda fiziki şartların yerine getirilmesi ve korunması ilk adımdır.
Genel olarak öğrencilerin sağlık durumunu araştıran pek çok çalışma mevcutken, okulların çevre sağlığı durumuna ilişkin çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmanın amacı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesine bağlı Doğankent Sağlık Eğitim ve Araştırma Bölgesindeki (D.S.E.A.B.) okullarda çevre sağlığı hizmetleri ve fiziki durumlarının TSE kriterlerine göre değerlendirilmesidir.
Gereç ve Yöntem:                                                                                 
Tanımlayıcı bu çalışma 2005–2006 Eğitim Öğretim yılında Adana ilinde yapıldı. D.S.E.A. Bölgesinde bulunan 12 ilköğretim okulu ve iki lise toplam 14 okul çalışmaya alındı. D.S.E.A.B. altı yerleşim biriminden oluşmakta ve nüfusu 50826’dır. Bu bölgede yer alan bazı yerleşim birimleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden yoğun göç almaktadır. Bölgede ortalama hane halkı sayısı 5.2 kişidir. Başlıca geçim kaynağı çiftçiliktir. Göç alan yerlerde yaşayanların sosyoekonomik düzeyleri diğer yerlerde yaşayanlara göre daha düşüktür(10).
Bu çalışmada okullara gitmeden önce yapılacak saptamalar için, daha önce yapılmış çalışmalar ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) İlköğretim Okulları-Fiziki Yerleşim-Genel Kurallar standartları incelendi. Okulların hizmetli durumunu, tuvalet sayısının yeterliliğini, tuvaletlerde sabun, tuvalet kâğıdı, koku gidericilerin varlığını, tas/maşrapa, çöp kutusu varlığını, suların akma durumlarını, çöplerin nerede ve ne sıklıkla toplandığını, çevredeki septik atıkları ve kantinlerin durumunu içeren bir anket formu düzenlendi. Araştırmanın yapıldığı okullara, daha önce haber verilmeden gidilerek, idareciler ve hizmetliler ile görüşüldü. Okulların çevre sağlığı ve temizlik durumu araştırmacılar tarafından gözlemlendi.
Bulgular:
İncelenen 14 okulda 3801(%53,4) erkek, 3324(%46,6) kız olmak üzere toplam 7125 öğrenci mevcuttu.
 
         Tablo 1. Okullardaki Hizmetli sayılarının Dağılımı.
Hizmetli Sayısı
Okul Sayısı(%)
Öğrenci Sayısı
Yok
4(28.6)
1495
1
6(42.8)
3635
2
4(28.6)
1995
Toplam
14(100.0)
7125
 
Okulların dördünde (% 28,6) hizmetli personel yoktu, altısında (%42,9) bir tane, dördünde (% 28,6) iki tane hizmetli mevcuttu. Bu hizmetliler tüm okullarda ortalama günde iki kez tuvalet temizliği yapıyordu. Hizmetli personeli olmayan okullarda temizliği öğrenciler veya öğrenci velileri yapıyordu.
Bu çalışmadaki okullarda toplam 120 tuvalet ve 38 pisuvar mevcuttu. Tuvaletlerin 63’ü(%52,5) kızlar, 57’si (%47,5) erkekler içindi. Okulların dördünde (%28,6) pisuvar yoktu. Kız ve erkek tuvaletlerinin sayıları okulların hiçbirinde TSE standartlarına göre yeterli sayıda değildi. Pisuvarı olan okulların hiçbirinde TSE standartlarına göre yeterli sayıda pisuvar yoktu. Okulların hepsinde şebeke suyu mevcuttu ve akıyordu. Dört okulda (%28,6) ise şebeke suyu ile birlikte depo mevcuttu. Okullarda toplam 128 lavabo mevcuttu ve hepsinde TSE standartlarına göre kız ve erkek öğrenci tuvaletlerindeki lavabo sayıları yeterli idi.
Bu çalışmadaki okulların altısında (%42,9) sabun yok iken, sekiz okulda (%57.1) sabun mevcuttu. Sadece altı okulda (%42,8) tuvalette tas/maşrapa vardı. Tuvalet kabinlerinde; çöp kutuları ve koku gidericiler yoktu.
Şekil 2. Okullarda Sabun Tuvalet Kâğıdı Tas/Maşrapa Durumunun Dağılımı
 
Bu çalışmadaki okulların ikisinde (%14,3) öğretmenler ve öğrenciler aynı tuvaleti kullanıyorlardı. Diğer 12 (%85,7) okulda ise öğretmenler tuvaleti ayrı idi ve hepsinde sabun, çöp kutusu vardı, ancak hiçbirinde tuvalet kâğıdı yoktu.
Okulların yedisinde (%50,0) çevrede çöp ve gübrelik mevcuttu. Yalnızca beş okulda (%35,7) bahçe içinde çevre sağlığı önlemleri yeterliydi. Okulların yedisinde (%50,0) kantin yoktu, dördünde (%28,6) satılan yiyecekler sağlık koşullarına uygun değildi. Diğer üç okulda (%21,4) ise okul dışında açıkta yiyecek satıldığı tespit edildi.
Kazalarda kullanılmak üzere her okulda bulunması gereken ilk yardım dolabı tüm okullarda vardı. Ancak bunların dokuzunda (%64.3) içindeki malzemeler yeterliydi.
Tartışma:
Bu çalışmanın yapıldığı D.S.E.A.B. nüfusu 2004 yılı itibarı ile 50826’dır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden yoğun göç alan bu bölgede hane başına düşen kişi sayısı 5,2 ve nüfus artış hızı %o12.3’dir. Bölgemizdeki 5−19 yaş grubundaki kişi sayısı 17632’dir. Bu rakamlar göz önüne alındığında bölgede okul çağı nüfusunun yüksek olduğunu söyleyebiliriz (10).
Okul çevresinin temizliğini hizmetli personeller yaparlar. Bu çalışmadaki okulların %28.6’sında hiç hizmetli personelin bulunmaması temizlik ve hijyen faaliyetlerinin aksamasına neden olmaktadır. Bu durumun öğrencilerin tuvalet kullanımı gibi bazı ihtiyaçlarını olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Bölgemizdeki okulların bazılarında bu durum öğrencilerin ya da velilerinin yardımı ile giderilmeye çalışılmaktaydı.
Önemli bir çevre kirleticisi olan çöpler, bölgemiz okullarının tümünde sağlığa uygun koşullarda biriktiriliyordu ama sadece altısında (%42,9) belediye tarafından her gün toplanıyordu. Demirel ve ark. nın Isparta’da yaptıkları bir çalışmada ise okulların %43,2’sin de çöpler sağlığa uygun olarak toplanmıyordu (11).
Bu çalışmadaki okulların hiçbirinde kız ve erkek tuvalet sayıları ile pisuvar sayıları TSE kriterlerine uymamaktaydı. Özyurt ve ark.nın (12), Manisa’da yaptıkları benzer bir çalışmada sayıca yetersizlik oranı her iki cins için %73.7 idi, Akın ve ark.nın (13) Ankara Altındağ bölgesinde yaptıkları bir çalışmada bu oran %80, Baharlı ve Dönmez’in (14) Antalya kent merkezinde yaptıkları bir çalışmada okulların %82.4’ün de kız tuvaleti sayısı, %46.2’sin de erkek tuvaleti sayısı ve %95.6’sın da pisuvar sayısı yetersiz olarak bulunmuştur. Bizim bölgemizde bu oranın diğer çalışmalara göre daha yüksek olması nüfus artış hızının yüksek olmasına bağlı olabilir. Lavabo sayıları bölgemiz okullarının hepsinde TSE standartlarına göre sayıca yeterli idi. Bu durum aslında tuvalet kabinlerine göre hesaplandığı için yeterli görünmekteydi. TSE standartlarına göre olması gereken tuvalet sayılarına göre hesaplandığında ise Lavabo sayılarının da yetersiz oldukları bulundu. Tuvaletlerde hijyen için kullanılması zorunlu olan sabun bölge okullarının %57,1’inde mevcuttu. Akın ve ark.nın çalışmasında ise okulların hiçbirinde sabun yoktu(13). Bizim çalışmamızda tespit edilen oran, Akın ve ark.nın çalışmasına göre daha yüksek olmasına rağmen, ideal değildir. Aslında her tuvalette olması gereken sabun gibi temizlik malzemelerinin bazı okullarda olmaması, bu okullardaki yöneticilerin konuya gereken ilgiyi göstermemelerine bağlandı.
İnsanların önemli hijyen alışkanlıkları önce ailede, sonra okul çevresinde gelişmeye başlar. Bu alışkanlıkların biri de tuvalet kâğıdı kullanımıdır. Bölgemiz okulları dikkate alındığında hiçbir okul tuvaletinde tuvalet kağıdı olmadığı gözlendi. Akın ve ark.nın (13) çalışması ile, Demirel ve ark.nın (11) çalışmasında da okulların hiçbirinde tuvalet kağıdı olmadığı belirtilmiştir. Bu durum her ne kadar okul yöneticilerinin ihmalini gösterse de bölgenin kırsal alanda olmasının da bunda etkisi olabilir. Bu çocukların çoğu belki de kendi evlerinde bile bu alışkanlığı kazanmamış olabilirler. Zaten bizim çalışmamızda da yalnız bir (%7,1) okulda öğrencilerin tuvalet kağıdını çantalarında taşımaları ve ihtiyaç halinde kullanmaları ailedeki alışkanlıklara bağlı olduğunu düşündürmektedir.
Temizlik alışkanlığının kazanılmasında öğretmenler öğrenciler için rol modeldir. Bu nedenle öğretmenler tuvaletinin temiz ve bakımlı olması gereklidir. Bölgemiz okullarının % 14,3’ünde öğretmenler ve öğrenciler aynı tuvaleti kullanmakta iken, %85,7 okulda ise öğretmenler farklı bir tuvalet kullanıyorlardı ve hepsinde sabun vardı.
Bölgemiz okullarının %50,0’sinin çevresinde septik kaynak mevcuttu. Bu durum bölgede hayvancılığın yaygın olması nedeniyle gübrelerin okul çevresine dökülmesine bağlandı. Gübrelikler ülkemiz kırsal kesimi için önemli bir çevre sağlığı sorunudur ve düzeltilmesi için zararlarının halka anlatılması gereklidir. Gübreliklerin vektörler için uygun bir üreme ortamı oldukları anlatılmalıdır.
Ayrıca öğrenciler için oyun ve eğitim alanı olan okul bahçesinde çevre sağlığı ile ilgili önlemler okulların sadece %35,7’sinde alınmıştı. Bu durumun okul bahçesinde kazalara zemin hazırladığı düşünülmektedir.
Çocuk gelişiminde beslenmenin önemli bir rolü vardır. Bu besinlerin doğru şekilde hazırlanması doğru yerlerde satışa sunulması gerekmektedir. Çalışmanın kırsal bir bölgede yapılması nedeniyle okulların %50’sinde kantin yoktu. Kantini olan dört okulda (%28.6) ise bu kantinler sağlık koşullarına uygun değildi. Bu çalışmadaki üç okulda (%21,4) okul dışında açıkta yiyecek satılmaktaydı. Çevredeki gübrelikler göz önüne alındığında açıkta satılan yiyeceklerin vektörler ile kontamine olması ve infeksiyon hastalıklarına zemin hazırladığı düşünülmektedir (15).
Bu çalışmadaki okulların hepsinde ilkyardım dolabı olmasına rağmen %35.7’sinde malzemeler eksikti. Akın ve ark.nın (13) çalışmasında da tüm okullarda ilkyardım dolabı olmasına karşın, bu okulların %80’inde ilkyardım malzemeleri eksikti. Bizim çalışmamızdaki okullarda ilkyardım dolabındaki malzemelerin sağlık ocağından temin edilebilmesi, eksikliklerin giderilmesinde önemli bir etmendi.
Bu çalışmanın sınırlılıkları: Bu çalışmada okulların yerleşim konumları, bahçe duvarı varlığı, kapı genişlikleri, merdivenlerin durumu, iç ve dış zemin, masa ve sıraların ergonomisi, kantin çalışanlarının sağlık raporları, yangın merdiveni varlığı, yangın söndürme tüplerinin varlığı ve çalışma durumları gibi özelliklerin değerlendirilmemesi, sifonların kontrol edilmemesi ve bu okullardaki öğrencilerin tuvalet kullanımlarının, tuvaletlerin temizliğinden etkilenip etkilenmediğinin sorulmaması çalışmanın kısıtlılıklarını oluşturmaktadır.
 
Sonuç: Okul sağlığı, özellikle Türkiye gibi genç nüfusa sahip ülkelerde ihmal edilmemesi, öncelik verilmesi gereken sağlık hizmetlerindendir. Bu çalışmadaki okullarda çevre sağlığı hizmetleri TSE standartlarına göre yetersiz bulundu. Bu durum bölgenin doğurganlık hızlarının yüksek olmasına ve dışardan göç almasına bağlı olarak, nüfus artış hızının yüksekliğine bağlandı. Bu çalışmada çevre sağlığı ile ilgili eksiklikler okul idarelerine bildirildi. Öğrencilere çevre sağlığı konusunda bilgi verildi.
 
KAYNAKLAR
1. Pekcan H. Okul Sağlığı. Bertan M., Güler Ç (eds)Halk Sağlığı Temel Bilgiler Güneş Kitabevi, Ankara,1995:210-24.
2. Aycan S, Afşar O, Demirören M, Evci D. Sağlık 21. 21. Yüzyılda Herkes için Sağlık. T.C.S.B. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Ankara 2000.
3. Güler Ç,Çobanoğlu Z. TC Sağlık Bakanlığı adına Çevre Sağlığı Temel Kaynak Dizisi 1990. No:23 Çocuk ve Çevre
4. SeçginliS,.Erdoğan S, Demirezen E.Okul Sağlığı Tarama Programı: Bir Pilot Çalışma Örneği. TTB, STED Dergisi cilt:13, sayı:12, Aralık 2004:462-465.
5. Günümüz Türkçesi ile Umumi Hıfzıssıhha Kanunu (Genel Sağlığı Koruma Yasası), Çeviri: Dr. Mehmet Özden, TC. Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Başkanlığı, Ankara, 1992.
6. Sağlık Hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin yönerge. No 154, SSYB Yayınları, Ok Matbaası,1963.
7. Akgün S. Dünyada ve Türkiyede Okul Sağlığı. Hacettepe Toplum Hekimliği Bülteni, Yıl: 13, Sayı :3, Ankara, Temmuz 1992.
8. TSE TS 9518, İlköğretim Okulları-Fiziki Yerleşim-Genel Kurallar. Nisan 2000,Ankara
9. Barnes PM, Maddocks A. Standards in school toilets--a questionnaire survey J Public Health Med. 2002 Jun;24(2):85-7
10. Akbaba M, Sütoluk Z,Yücel B,Tanır F. Doğankent Sağlık Eğitim Araştırma Bölgesi 2004 Yılı Çalışma Raporu. Adana, 2005.
11. Demirel R, Kişioğlu AN, Öztürk M. Isparta İl Merkezindeki İlköğretim Okullarında Okul Sağlığı Araştırması. VIII. Halk Sağlığı Günleri Bildiri Özetleri kitabı, Sivas 2003. Shf:97
12. .Özyurt BC, Dinç G, Eser E, Cengiz R, Özcan C. Manisa Merkez İlçedeki Okullarda Çevre Sağlığının Değerlendirilmesi. IX. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, Bildiri Özet kitabı, Ankara 2004. Shf:121
13. Akın A, Hodoğlugil N, Koçoğlu GO, Supramaniam DA, Aydın Y, Bacanlı A, Barut C, Başar K, Çağlar P. Altındağ Merkez Sağlık Ocağı Bölgesi’ndeki Beş İlköğretim Okulunda Okul Sağlığı Uygulamalarının Değerlendirilmesi. Hacettepe Toplum Hekimliği Bülteni, Yıl 21, Temmuz 2000 sayı:3.
14. Baharlı N, Dönmez L. Antalya Kent Merkezindeki İlkokullarda Bazı Çevre Sağlığı Değerlerinin Durumu Sağlık ve Toplum 1998;8(2):20-25
15. Aksakoğlu G, Ellidokuz H. Bulaşıcı Hastalıklarla Savaş İlkeleri. Açılım Yayıncılık, İzmir, 1996:60-65.
 
Bu yazıyı : 2491 kişi okudu.
Arkadaşına Gönder  Yazdır
Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı
Süleyman Sırrı Caddesi No: 12/5-6-8
06410 Sıhhıye - ANKARA
Tasarım:
www.aksetweb.com